DİLEKÇELER, Genel

TESPİT DAVASI İTİRAZ DİLEKÇESİ

Tespit davasına ilişkin itiraz tespitin reddine/kabulüne ilişkin kararı veren Mahkemeye karşı yapılmaktadır. Buna ilişkin örnek bir dilekçeyi aşağıda istifadenize sunuyorum. Diğer dilekçe örneklerine buradan erişebilirsiniz. 

Resim Lisette Brodey tarafından Pixabay‘a yüklendi

 

….SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

DOSYA NO                    :20…/… D.İŞ

KARAR NO                    :20…/…

TALEP EDEN                  :….

VEKİLİ                            :Av. ….

KARŞI TARAF                 :….

Adres                             :

KONU                            :Delil tespiti talebimizin reddine dair verilen …/…/… tarihli karara itirazlarımızdan ibarettir. 

AÇIKLAMALAR              :

Tarafımızca yukarıda değişik iş nosunu belirttiğimiz Mahkemeniz dosyasında “6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun m.29 kapsamında markaya vaki tecavüz, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununu m.55 kapsamında haksız rekabet suçuna ilişkin şikayet hakkı kullanılacak olup bu süreçte buna ilişkin delillerin kaybolması ve ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğu düşüncesinde olmamızdan mütevellit savcılık incelemesine ve akabinde başvurulabilecek davalara delil olarak sunulmak üzere Sayın Mahkemenizce …adresinde “….” “….” ve  “….” markalarının ya da müvekkile ait bu markalardan herhangi birisinin kullanılmaya devam edilip edilmediğinin tespiti…” talep edilmişse de Sayın Mahkemenizce “Davacı vekili tarafından delil tespiti talep edilmiş olsa da 6100 Sayılı HMK’NIN 402. Maddesi gereği tespit isteyen tarafın delillerin kaybolacağı kuşkusunu uyandıran sebepleri ya da gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacak olan sebepleri dilekçesinde belirtmesi gerekmekte olup davacı tarafından her ne kadar marka hakkına tecavüzde bulunulduğu iddia edilse de buna ilişkin delillerin kaybolacağı ya delillerin ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yönünde herhangi bir delil ve iddia öne sürülmemiş olduğu, bu haliyle tespit talebinin HMK 400 vd. Maddelerinde yer alan şartları taşımadığı anlaşılmakla…” gerekçesi ile REDDİNE karar verilmiştir. Bu karara karşı itiraz yolu açık olup aşağıda açıkladığımız gerekçeler ile itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur. 

Talep dilekçemizde, “bu süreçte buna ilişkin delillerin kaybolması ve ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğu düşüncesinde olmamızdan mütevellit” “6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun m.29 kapsamında markaya vaki tecavüz, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununu m.55 kapsamında haksız rekabet suçuna ilişkin Hukuki ve Cezai yollara başvurma aşamasına kadar mevcut durumda değişiklik olma ihtimaline binaen…” denilmek ve ek olarak sunduğumuz …/…/…. tarihli dilekçemizde “Aksi takdirde elimizde tespit kararı bulunamaması halinde savcılık tarafından marka tecavüzünün tespiti incelemesine gidilemeyeceğinden şikayetimizin sonuçsuz kalma ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Kaldı ki karşı tarafın savcılık şikayetinden haberdar olması ile marka tecavüzünü tescil eden unsurların kaldırılması halinde ise vekil edenin marka tecavüzü ve haksız rekabet nedeni ile uğradığı maddi manevi zararların tazmini önemli ölçüde güçleşecektir. Nitekim delil tespiti yoluna gidilmeksizin vekil eden tarafından yapılan ekte sunduğumuz şikayetten bir netice elde edilememiştir. Davalı, vekil edene ait şikayete konu  markayı kullanımdan kaldırmış, yine vekil edene ait diğer bir markayı kullanmaya başlamıştır. ” denilmek sureti ile delillerin kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yönünde iddia tarafımızca ileri sürülmüştür.  HMK 400/2 maddesinde “Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.” denilmekte olup maddenin lafzından da anlaşılacağı üzere delillerin kaybolmasının İHTİMAL dahilinde olması yeterli olup bu hususun bir delille ispatı gerekli ve zorunlu değildir. Delillerin kaybolma İHTİMALİ soyut bir kavram olup somut delil ile ispatı mümkün değildir. Dava açılma sürecinde kötüniyetli olarak markayı kullanan ve haksız rekabet yaratan kimsenin tecavüz ve haksız rekabet yaratan unsurları davayı konusuz bırakmak amacı ile en azından dava süresince kaldırması yüksek ihtimal dahilindedir. Bu halde tarafımızca haksız rekabet ve marka tecavüzü teşkil eden hususların tespitinin talep edilmesinde hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Kaldı ki mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 75. Maddesinde “Marka hakkına tecavüzü ileri sürmeye yetkili olan kişi, bu haklara tecavüz sayılabilecek olayların tesbitini mahkemeden isteyebilir. ” şeklinde, Sınai Mülkiyet Kanunun Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler başlıklı 149/1-a maddesinde “Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.” şeklinde marka hakkı sahibine tespit isteminde bulunma hakkı vermiş olup talep dilekçemizde de talep ettiğimiz hususlar MARKA HAKKINA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABET TEŞKİL EDEN HUSUSLARIN TESPİTİNDEN İBARETTİR. Bu halde vekil eden marka sahibinin markasına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet teşkil eden hususların tespitini istemesinde HUKUKİ YARARIN varlığının KABULÜ gerekir. “Delil tespiti için iki temel şart bulunmaktadır. Bunlardan birincisi ancak henüz inceleme sırası gelmemiş delillerin tespiti istenebilir. İkinci olarak da delil tespiti talep edenin bunda hukuki yararı olmalıdır.” Bkz. Pekcanıtez / Atalay/ Özekes, s.465; Kuru, s.594. Anılan iki şartta kanaatimizde yerine gelmiştir. 

Vekil eden tarafından delil tespiti talebinde bulunulmaksızın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesi ile şikeyette bulunulmuş, ekte yer alan KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR (EK-1) verilmiştir. Bu şikayete binaen ifadesi alınan karşı taraf …/…/… tarihli ifadesinde “….” adresinde faaliyette bulunan “….” isimli işyeri bana ait ve vergi levhası benim üzerime kayıtlıdır. … ……” şeklinde beyanda bulunduktan sonra KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR verilmesini akabinde “….”  tabelasını sökmüş vekil edene ait diğer marka “….” tablasını sonra da “….” tabelasını kullanmaya başlamıştır. Vekil edenin hakkını arama yolunda çabasından haberdar oldukça “…” tabelası “….” olmuş, Sayın Mahkemenizin delil tespitinin reddine dair kararının karşı tarafa tebliğinin akabinde de şimdide tabela “…” olarak değiştirilmiştir. Bu durum karşı tarafın, vekil edenin … yıldır kullandığı ve müşteri çevresinde tanındığı isminin sömürülmesi çabasından, vekil eden üzerinden haksız kazanç elde etme çabasından başka bir şey değildir. Bundan sonra tebligatsız olarak delil tespiti yapılmaması halinde bu tabelanın da karşı tarafça sökülmesi delillerin yok edilmesi, vekil eden tarafından gerçekleştirilmiş şikayetten sonra karşı tarafın takındığı tutum gözetildiğinde kaçınılmazdır. Karşı tarafın tutumu, vekil edenin hakkını arama yolunda delilleri yok edeceğinin açık bir emaresidir. 

Sayın Mahkemenizce işbu itiraz dilekçemizde beyan ettiğimiz hususlar değerlendirilerek, itirazımızın kabulü ile delil tespiti talebimizin kabulüne karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/…

SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

İşbu itirazımızın KABULÜNE ve delil tespiti talebimizin KABULÜ ile karşı tarafa ait işyerinde tespit yapılması için tarafımıza gün verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/…

İtiraz Eden Vekili

Av. ….

Bir Cevap Yazın