Genel

Marka-YİDK Kararının İptali

Marka başvurusu esnasında, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, iltimas yaratma ihtimalinin bulunduğunun düşünülmesi halinde Marka bülteninde yayınlanmasının akabinde 2(iki) ay içerisinde itiraz gerçekleştirilmesi mümkündür. İtiraz üzerine Markalar Dairesince bir karar verilecektir. Bu karara ilişkinde hem marka sahibi, hem de itiraz sahibi tarafından itiraz gerçekleştirilmesi mümkün olup bu itiraz üzerine itirazınız Yeniden inceleme ve değerlendirme kurulunda incelenecek bunun üzerine bir karar verilecektir. Bu karara karşı mahkemelerde kararın iptaline ilişkin kanun yolu açıktır. Aşağıda buna ilişkin bir dava dilekçesi örneği yer almaktadır. Markaya ilişkin davalarda rehberimiz 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu olup ilgili mevzuata buradan erişebilirsiniz. Başka dilekçe örneklerine ise buradan erişebilirsiniz. 

 

Resim Gerd Altmann tarafından Pixabay‘a yüklendi

 

NÖBETÇİ FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

….

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR.

DAVACI                    :…(TCKN:….)

VEKİLİ                       :Av. …. – Adres

DAVALI                     :

                                  -Adres

DAVALI                    :TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU

KONU                      :1.Öncelikle Mevcut durumun muhafazası ve davanın etkinliğini sağlamak amacı ile duruşmasız ve tebligatsız olarak 20…/… başvuru no.lu “…” markasının 3. Kişilere olası devrinin ve devrin sicile kaydının hüküm kesinleşinceye dek önlenmesi için 6769 Sayılı SMK’nın 159. Maddesi ile HMK’nın 389 vd. maddeleri uyarınca, ilgili markanın sicil kaydına İHTİYATİ TEDBİR konulması ve hususun Türk Patent ve Marka Kurumu’na bildirilmesi,

                                2.Türk Patent nezdinde …/…/…  tarihinde 20…/….no ile …. Sınıfta yapılan  “…” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkilce yapılan itirazın reddine ilişkin …/…/… tarih ….sayılı YİDK kararının iptali,

                                3.Bu süreçte 20../… no.lu   “…”  markasının tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi istemimizdir.

AÇIKLAMALAR      :

           …/…/… tarih ve …. No’lu resmi marka bülteninde yayımlanan …. adına yapılmış 20…/…. başvuru numaralı  “…” markasına karşı vekil eden …. adına yapılan itiraz, Türk Patent Markalar Dairesi tarafından reddedilmiş, vekil eden adına bu karara karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna (“YİDK”) başvurulmuş ve itiraz konusu marka ile vekil edene ait markanın ortak unsurunu teşkil eden “…..” ibaresinin ayırt edici gücünün zayıf olduğu görüşü ile “….” ibareli başvuru ve …/…sayılı “…” ibareli itiraz gerekçesi markanın görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından benzer markalar olmadığı kanaati ile başvuru ve itiraz gerekçesi markanın benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ve tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılarak, YİDK’nın…/../…tarih …..sayılı kararı vekil eden adına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. YİDK tarafından verilen karar hakkaniyete aykırı olup işbu davayı açma  zaruretimiz hasıl olmuştur.

I.İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

            Davalı yana ait …/…. no.lu   “….”   markası, ülke çapında bölgesel tanınırlık kazanmış vekil edene ait …/… no.lu, …. Ve …. Sınıfta tescilli “….” sözcük markası ve “….” , “….” markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerdir. Ancak dava konusu markaya ilişkin yaptığımız itiraz neticesinde, markalar arasından benzerlik bulunmadığından bahisle vekil eden adına yapılan itirazın reddine karar verilerek dava konusu markanın tescilinin yolu açılmıştır.

Dava konusu markanın, olası devri karşısında vekil edenin ileride telafisi imkansız zararlara maruz kalma ihtimali oldukça kuvvetlidir. Davaya konu markanın üçüncü kişiye devri halinde Sayın Mahkemeniz nezdinde açılmış huzurdaki dava ile talep olunan hakka kavuşması tehlikeye girecek ve davanın etkinliği ortadan kalkacaktır.  Bu nedenlerle gerçekleşmesi muhtemel devir işlemlerinin önüne geçilebilmesi ve huzurdaki davada ulaşılmak istenen amacın ortadan kalkmaması için 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Hukuku 159. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri 389 ve devamı maddeleri uyarınca davalı taraf adına tescilli, dava konusu 20…/…. no.lu “….”    ibareli markanın, huzurdaki yargılama neticesinde verilecek hüküm kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve bu hususun resmi markalar siciline kaydedilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, izah edilen nedenlerle ihtiyati tedbir koyularak ulaşılmak istenen amacın ortadan kalkmaması adına, ihtiyati tedbirin davalı yana tebliği yapılmaksızın koyulmasını saygılarımızla arz ve talep ederiz.

II. MÜVEKKİLE AİT “….” İBARELİ MARKALAR HAKKINDA

….’li yıllarda başlayan ….deneyiminin sonucu markalaşan “….” ibaresi müvekkil tarafından ilk kez …. yılı itibariyle kullanılmaya başlanarak “….” ibaresi …/…/… tarihinde 20…/… başvuru sayısıyla müvekkil adına … ve …. sınıflarda sözcük markası olarak tescil edilmiştir. Akabinde 20…/… no.lu ….. Ve ….. Sınıfta tescil talebi yapılan “….” markası, 20…/… no.lu …,….  sınıflarda tescilli “…”  markası bulunmaktadır.

Müvekkile ait “….” ibaresini içeren markalar, ilk tescil başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren kullanılmış, kullanım alanı genişletilerek Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli ülkelerde yaygınlaştırılmıştır.  Marka, halihazırda Türkiye’de … il ve anılan illere bağlı ilçelerde, yurt dışında …. bilfiil kullanılmaktadır. İlk tescil başvurusunun yapıldığı tarihten bu yana marka, kullanım yoluyla da güçlenmiş, Türkiye’nin farklı illerinde ve yurt dışında çeşitli ülkelerdeki kullanımlarla belirli düzeyde tanınırlık ve bilinirliğe ulaşmıştır.

III.ESASA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ

            YİDK’nın …/…/… tarih ….sayılı kararında “Önceki tarihli markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılmanın ortaya çıkması olasılığı da artar. Bu nedenle, ayırt edici gücü, tabiatı gereği veya piyasada sahip olduğu bilinirlik(ün) nedeniyle, daha yüksek olan markalar, ayırt edici gücü düşük olan markalara kıyasla daha geniş korumadan yararlanırlar. Bu nedenle, karıştırılma olasılığının varlığı araştırılırken önceki markanın ayırt edici gücü ve özellikle sahip olduğu bilinirlik(ün) dikkate alınmalıdır” denilmiş vekil eden markanın tanınmışlık kazanmadığı bu nedenle herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığından hareketle vekil eden adına yapılmış itirazın reddine sebep oluşturulmuştur. Müvekkil “….” markası ile ….faaliyeti üzerine işletme kurmuş, bugüne kadar hızlı bir şekilde büyüme kat etmiş, yurt içinde ve yurt dışında işletmeler kurmuş bölgesel tanınırlığı aşmış, dünya çapında bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. …. ibaresi müvekkil tarafından kullanım neticesinde ayırt edicilik kazanmıştır. Müvekkile ait marka adı ….olmakla birlikte, marka tüketiciler tarafından …. olarak anılmakta ve tanınmaktadır. İnternet üzerinde “….” anahtar sözcüğü ile yapılan arama sonuçlarının neredeyse tamamı müvekkile ait “….” ibareli işletmelere ilişkindir. Hal böyle iken vekil edene ait markalarda kullanılan “….”  ibaresinin vekil eden lehine kullanım neticesinde ayırt edicilik kazandığının kabulü gerekir.

Öte yandan vekil edenin “….” ibaresinin kullanıldığı tek markası …. sözcük markası olmayıp bu ibarenin yer aldığı “….” , “…..” markaları da bulunmaktadır. Bu markalarda ayırt edici ve asli unsur “….” ibaresidir. İtirazımıza konu “….” markası incelendiğinde bu markanın da ayırt edici ve asli unsuru “…” ibaresidir. Vekil edene ait sözcük markasında özel isme hitap sözcüğü eklenerek tali unsur kullanılmış, itirazımıza konu markada da özel isme hitap sözcüğü eklenerek tali unsur oluşturulmuştur. Vekil edene ait şekil+isim başvuruları ile karşılaştırıldığında vekil edene ait markalarda olduğu gibi itirazımıza konu markada da “…” e nazaran “….” ibaresi fark edilir şekilde yuvarlak zemin üzerine logoyu çevreler şekilde yerleştirilmiştir. Vekil edene ait markalarda olduğu gibi itirazımıza konu markanın tali unsuru olan … ibaresi …. ibaresinden farklı bir yazım stili kullanılarak daha küçük puntolarla yazılmıştır. Bu yönlerden değerlendirildiğinde itirazımıza konu markanın vekil edene ait markalar ile benzerlik yaratma çabası ortadadır. Hal böyle iken markaların tüketici nezdinde karıştırılmaya yok açacağı su götürmez bir gerçektir.Yargıtay yerleşik içtihatlarında “ iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırma dahi karıştırılma ihtimali için yeterli ölçü olarak kabul edilmelidir.” Denilmektedir. 

İki marka arasında hem AYNI marka ibaresinin bulunması, hem hitap ettikleri tüketici kitlesinin AYNI olması, itirazımıza konu markanın tescil edilmek istenen mal ve hizmetin yönelik olduğu hedef tüketici kitlesi nezdinde, her iki markalı mal veya hizmetin sağlayıcısı firmaların aynı kökene sahip veya aralarında işletmesel bağ bulunan farklı işletmelere ait olduğu düşüncesinin uyanma ihtimali kaçınılmaz olup iltibas tehlikesinin varlığının kabulü gerekir.

İltibas ihtimalinin mevcudiyetinin yanı sıra davalıya ait tescil başvurusu da kötüniyetlidir. İtirazımıza konu markada vekil edene ait markaların ortak ve ayırt edici unsurunun birebir alınması ve bu ibarenin öne çıkarılarak asli unsur olarak kullanılması, vekil edene ait markanın çıkış ili olan ….’nın davalı marka sahibinin ikametgahı olan ….’ya coğrafi yakınlığı ile ilk açılan işletmelerinin …. da yer alması ve markanın ….’da tanınır olması gözönüne alındığında itirazımıza konu marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı kabul edilmelidir. Davalı yan, tescil talebinde bulunduğu marka ile vekil edene ait markaya kasti olarak benzerlik yaratmaya çalışmıştır. İtiraza konu tescil başvurusunun vekil edene ait markanın tanınırlığından yararlanma çabasından başka bir şey olmadığı, bu markanın tescili halinde başvuru sahibinin haksız kazanç elde edeceği aşikardır.

Hal böyle iken vekil edenin yıllarca uğraş verdiği ve büyük çaba ve emek neticesinde Ülke içerisinde belirli bir başarıya ulaştırdığı, görünen odur ki kısa süre sonra da yurt dışında hatırı sayılı TÜRK FİRMALARININ arasında yer alacak markasının sömürülmesinin bu denli önünün açılması hakkaniyete aykırıdır. Vekil edenin … ibaresini tescillemesinden sonra …. ibarelerinin bulunduğu başvuruların hayli fazla olmasının, yani taklitlerinin ortaya çıkmasının vekil edenin başarısını ve bu başarıdan nemalanmak isteyenleri göstermektedir. Türk Patent Kurumu da “ayırt ediciliği yoktur” savunması ile bu ibareleri birçok kişi adına tescillemesi/tescilleme girişiminde bulunması ile bir nevi taklit markaların ortaya çıkmasına destek olmaktadır.  “Ayırt ediciliği yoktur” savunması ile vekil edenin emeklerinin taklit markalar ile sömürülmeye çalışılmasının kabulü mümkün değildir.

Sayın Mahkemenizce de malum olunacağı üzere davamızın kabul edilmemesi halinde vekil edenin markası büyüdükçe …. ibareli bir çok marka türeyecek, gelecekte aynı sektörde bu ad altında faaliyet gösteren birçok işletme ortaya çıkacaktır. Bu süreçte, vekil eden kendi markasının kalite standartlarını korumaya ve yükseltmeye çalışırken bir yandan aynı kökene sahip olduğu düşünülen birçok firma tarafından korumaya ve yükseltmeye çalıştıkları standartları aşağıya çekilecektir ya da çaba harcamaksızın vekil edenin markası üzerinden haksız kazanç sağlayacaktır. Bu düşünceden hareketle dahi vekil edenin bugün ve gelecekte büyük haksızlığa uğrayacağı kaçınılmazdır. Marka olarak tescil edilebilecek birçok seçenek mevcutken neden vekil eden tarafından kullanılan marka adının kullanıldığına ilişkin tarafımızca mantıklı bir gerekçe bulunamamıştır.       

            Markaların nam salması tanınır hale gelmesi, adı üstünde MARKA haline gelmesi için öncelikle özgün bir ad yaratması gerekmektedir. Toplama ibarelerden oluşma bir markanın davalı kurum tarafından tescilinin yapılmaması ve itirazımızın müspet değerlendirilerek başvurunun reddi gerekmekteyse de itirazımızın reddi ile davalı markanın tescilinin önü açılmıştır.

Sayın Mahkemenizce vekil edenin emeklerine sahip çıkılmasını, uğradığı ve uğrayacağı haksızlıkların önüne geçilmesi adına davamızın KABULÜNE, kötüniyetli olarak tescil edilen bu markanın tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunması kuvvetle muhtemel olduğundan YİDK tarafından verilen kararın İPTALİNE, bu süreçte markanın tescillenmesi halinde ise itiraz konusu markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

DELİLLERİMİZ                    : Davacı yanın sunacağı tüm beyan ve delillere karşı beyanda bulunma ve delil bildirme hakkımız saklı kalmak kaydıyla, YİDK’nın …/…/….tarih …. sayılı kararı , marka sicil dosyaları, vekil eden markalarına ve davalı markasına ilişkin Türk Patent Enstitüsündeki kayıtlar, vekil edene ait marka hakkında çıkan haberler, vekil eden tarafından markanın tanınır hale gelmesi için verilen tanıtım/reklam çalışmaları için kesilen fatura örnekleri, tanık, yemin, mütalaa, Yargıtay kararları, bilirkişi ve sair her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM             :Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

            -…/… no.lu …. markası üzerine davanın etkinliğinin ortadan kalkmaması adına davalı yana bildirim yapılmaksızın İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,

            -Devamında davamızın KABULÜ ile YİDK’nın …/…/… tarih …. sayılı kararı kararının İPTALİNE,

-Bu süreçte 20…./…. başvuru numaralı …. markasının tescilinin yapılması halinde, bu markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİ ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/…

EKLERİ         :

•YİDK’nın …/…/… tarih …. sayılı kararı

•Vekil edene ait marka hakkında çıkan haberler

•Vekil eden tarafından markanın tanınır hale gelmesi için verilen tanıtım/reklam

çalışmaları için kesilen fatura örnekleri

                                                                                                           Saygılarımla;

                                                                                                           Davacı Vekili

                                                                                                           Av. ….

Bir Cevap Yazın