ARAŞTIRMA

GENEL İŞLEM KOŞULU

Resim Kevin Phillips tarafından Pixabay‘a yüklendi

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 20. Maddesinde genel işlem koşulu “Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir.” Şeklinde tanımlanmaktadır.

Günlük hayatta karşılaşılan sözleşme türü, tarafların sözleşme serbestisi ilkesi gereğince karşılıklı olarak hükümlerini belirledikleri bireysel sözleşmelerdir. Ancak günümüz gelişmelerine bağlı olarak katılım sözleşmeleri de sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Özellikle sigorta, banka, taşıma, seyahat gibi alanlarda karşımıza çıkan sözleşme türlerini katılım sözleşmelerine örnek olarak göstermek mümkündür.  Banka sözleşmelerini bir hatırlayalım; önceden hazırlanmış sözleşme maddeleri, imzalanması için herkese aynı maddelerin yer aldığı sözleşmeler sunuluyor, bu sözleşmede değişiklik yapılması yahut beğenmediğimiz bir maddenin çıkarılması ve istediğimiz bir maddesinin eklenmesi mümkün değil. İşte katılım sözleşmesine örnek olabilecek sözleşme içerisinde yer alan hükümler 6098 Sayı Türk Borçlar Kanununun 20. Maddesinde tanımı gerçekleştirilen genel işlem koşuludur.

Yukarıdaki izahımızdan da anlaşılacağı üzere, genel işlem koşullarının müzakere olanağı bulunmamaktadır. Bu durumun genel işlem koşulu dayatılan tarafın, telafisi mümkün olmayan zararlara uğramaması adına 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun(m.20-m.25) ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun(m.5) ilgili maddelerinde çeşitli yasal düzenlemelere yer verilmiştir.

YAZILMAMIŞ SAYILMA

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 21. maddesinde “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.” Yani müzakere olanağı bulunmayan genel işlem koşullarında karşı taraf aleyhine yer alan hükümlerin geçerlilik kazanabilmesi için sözleşmenin imzalanması sırasında, imzalanmak üzere sözleşmeyi sunan tarafın aleyhe koşulların varlığı hususunda karşı tarafa detaylıca bilgilendirme yapması, karşı tarafında bu bilgilendirme ışığında aleyhe koşulların varlığından haberdar olduğunu bildirerek bu koşulları kabul etmesi halinde mümkündür. Aksi durumda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 21. Maddesi gereğince ilgili hüküm yazılmamış sayılacaktır. Yine sözleşmenin niteliği, işin özü ile ilgili olmayan maddelerde ilgili kanunun maddesinde yazılmamış sayılacaktır. Yazılmamış sayılma halinde diğer maddelerin akıbetine ilişkinse, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun yazılmamış sayılmanın sözleşmelere etkisi başlıklı 22. Maddesinde yukarıda bahsettiğimiz sebeplerle yazılmamış sayılan sözleşme maddeleri dışındaki hükümlerin aynen geçerliliğini koruyacağı yer almaktadır. Sözleşmeyi düzenleyen taraf ise yazılmamış sayılan bu maddeler olmasaydı ben bu sözleşmeyi yapmayacaktım savunmasını ileri süremeyecektir.

YORUM DENETİMİ – ALEYHE YORUM YASAĞI

Bazı genel işlem koşulu vasfındaki sözleşme maddeleri muallak ifadeler barındırmakta ve yoruma açık bir hale gelmektedir. Burada sözleşmenin maddesinin yorumlanması safhasına gelindiğinde ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 23. Maddesi derki sözleşme maddesi yoruma açıksa ve birden çok anlama geliyorsa anılan madde düzenleyenin aleyhine, karşı tarafın lehine olacak şekilde yorumlanmalıdır. Bu da müzakere olanağı bulunmaksızın, sözleşme maddelerinin dayatıldığı karşı tarafı koruma gereksinimden doğmuştur. Çünkü hukuk sistemi güçsüzü koruma eğilimindedir.

DEĞİŞİKLİK DENETİMİ – ALEYHE DEĞŞİKLİK YASAĞI

Düzenleyenin sözleşme hükümlerinde tek taraflı değişiklik yapabileceğine ilişkin kayıtlar genel işlem koşulu maddelerinde sıklıkla karşılaşılır. Bu durumun pek hakkaniyet barındırmadığı kanun koyucu tarafından da düşünülmüş ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 24. Maddesinde “Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.” Denilerek aleyhe değiştirme yasağı konulmuştur. Görüldüğü üzere kanun koyucu burada hop bir dur bakalım demiş. Sen hem tek taraflı madde düzenle, hem müzakere olanağı olmasın, kendine bir de tek taraflı değişiklik yapma yetkisi koy, bunların hepsine eyvallah. Ancak eyvallah dediğimizi fırsat bilip karşı taraf aleyhine değişiklik yapmana da müsaade edemem sen ancak karşı taraf lehine değişiklik yapabilirsin demiş. İyi de demiş.

İÇERİK DENETİMİ – DÜRÜSTLÜK KURALINA AYKIRI OLACAK ŞEKİLDE ALEYHE HÜKÜM KOYMA YASAĞI  

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun genel işlem koşuluna ilişkin düzenlediği son madde ise 25. Madde olup kanun koyucu burada adeta “dürüstlük kuralı” kırmızı çizgimdir demiş. “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.” Şeklinde maddeye yer vermiştir. Bir çok hukuki ihtilafta dikkate alının hukukun temel prensiplerinden olan “dürüstlük kuralı” nın yorumlama meselesi olduğu, mevcut somut olay çerçevesinde farklılık arz edeceği ise unutulmamalıdır.

Genel Nitelikli Kanun olan 6098 Sayılı TBK’nun yukarıda genel işlem koşuluna ilişkin yer alan düzenlemeleri irdelenmişse de tüketiciler bakımından koruma sağlayan özel nitelikli 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 5. Maddesinin de burada yer almasında fayda vardır düşüncesi ile ilgili maddeyi alıntılıyorum.

“Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar MADDE 5- (1) Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır. (2) Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda sözleşmeyi düzenleyen, kesin olarak hükümsüz sayılan şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez. (3) Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. (4) Sözleşme şartlarının yazılı olması hâlinde, tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dilin kullanılmış olması gerekir. Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi hâlinde; bu hüküm, tüketicinin lehine yorumlanır. (5) Faaliyetlerini, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi veya kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın bu madde hükümleri uygulanır. (6) Bir sözleşme şartının haksızlığı; sözleşme konusu olan mal veya hizmetin niteliği, sözleşmenin kuruluşunda var olan şartlar ve sözleşmenin diğer hükümleri veya haksız şartın ilgili olduğu diğer bir sözleşmenin hükümleri dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin kuruluş anına göre belirlenir. 12154 (7) Sözleşme şartlarının haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olmak koşuluyla, hem sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki hem de mal veya hizmetin piyasa değeri ile sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz. (8) Bakanlık, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış sözleşmelerde yer alan haksız şartların, sözleşme metinlerinden çıkarılması veya kullanılmasının önlenmesi için gerekli tedbirleri alır. (9) Haksız şartların tespit edilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile sınırlayıcı olmamak üzere haksız şart olduğu kabul edilen sözleşme şartları yönetmelikle belirlenir.”

 

Bir Cevap Yazın